Yeni Bir Spor Keşfetmeye Ne Dersiniz?

Bir basketbol oyuncusundan daha fazla havada kalıp bir rugby oyuncusundan daha çok yerde olduğunuz ve mücadelenizi atışlarla kazandığınız bir spor duydunuz mu? Cevabını biz verelim Ultimate Frisbee. Bildiğiniz sporlardan farklı hem rekabetin hem de centilmenliğin üst düzeyde olduğu bir spor olan ultimate frisbenin ülkemizde de yıllardır profesyonel düzeyde oynandığını biliyor muydunuz? Bu spor dünyada binlerce kişinin birçok farklı kategoride oynadığı temassız ve aynı zamanda hakemsiz bir spordur. Evet bunu duymak sizi şaşırtmış olabilir fakat Ultimate Frisbee’de hakeme ihtiyaç duyulmaz.

Ultimate frisbee Columbia Üniversitesi’ndeki bir grup öğrenci tarafından 1968 yılında keşfedilmiş ve zaman geçtikçe oyunun kuralları geliştirilmiştir. İlk resmi maç 1970 yılında iki üniversite takımı arasında, ilk turnuva ise 8 takım ile birlikte 1975 yılında Yale Üniversitesi’nde yapılmıştır. Takımlar erkek, kadın veya kadın/erkek karma olarak da oluşturulabilir. Ultimate frisbee ,çapı 27 cm, ağırlığı 175 gr olan bir diskle uzunluğu 100 m, genişliği 37 m olan sahada oynanır. Sahanın iki ucunda 18m uzunluğunda sayı alanları (end zone) yer almaktadır.

Faul Tartışması

Çim saha haricinde kumsalda veya kapalı alanlarda da oynanabilen frisbee, amerikan futbolu, rugby ve basketbol sporları ile kural benzerliği gösteren, 7’şer kişilik takımlarla oynanan bir spordur.

Amerikan futbolu ile benzer dediğime aldanıpta birbirimizi yerlere yatırdığımızı düşünmeyin. Bu sporda bir başka sporcunun hareketini etkileyecek herhangi bir temas faul sayılmaktadır. Faulun olduğu an oyun durdurulur kurallara uygun olarak karar verilerek oyun devam eder.

Peki Ultimate frisbee de sayı nasıl kazanılır?

Oyunun başlangıcında iki takımda end zone çizgilerinde sıralanırlar hazır olduklarına dair ellerini kaldırdıklarında  maçtan önce belirlenen takım tarafından başlangıç atışı (diskin uzun atışla karşı takıma atılması) yapılır ve diskin yakalandığı yada yere düştüğü yerden oyun başlar. Diske sahip olan kişi hareket edemez, atışını  pivot ayağına uygun pozisyonu alarak yapar. Atıcının diski elinden çıkarması için 10 saniyesi vardır. Bu sırada takım arkadaşlarımız uygulanan taktiğe uygun olarak sahaya dizilmiş olurlar ve her hücum oyuncusunu bir defans oyuncusu takip eder.

Ofansif takımın amacı diski kendi end zone larının içinde yakalayarak hanesine bir puan yazdırmaktır. Defansif takım ise diske yapılacak müdahaleler ile diski yere düşürmeye veya yakalamaya çalışır. Bunun sonucunda diske sahip olan taraf değişir ve hücum şansı diske sahip olan tarafta olur.

İşte bu süreç içerisinde sporcular diske yönelirken bir anda hızlanıp diski yakalamaları halinde süratlerini en kısa sürede düşürüp hareketsiz konuma geçmelilerdir. Sadece koşarak mı diski yakalıyoruz tabikide hayır. Hücum oyuncusuna temas etmeden yapacağınız her layout (yerle temasınızı diske doğru atlama), hareketlerini kısıtlamadan yaptığınız her sıçrama da sizi diske ulaştırmaktadır. Takımlardaki oyuncu kadrosunda bir kısıtlama olmaz. Her sayı bitiminde sahaya yeni bir 7 kişilik kadro çıkar.

Oyunun bu heyecanı içinde hepimiz oyunun hakemi de oluyoruz. World Flying Disc Federation tarafından belirlenen kuralları her sporcu bilir ve oyundaki duraksama , ihlaller çözüme kavuşturulur. Eğer iki oyuncu arasında ortak bir sonuca varılamaz ise  disk ve oyuncular bir önceki pozisyona dönerek oyun tekrar başlatılır.Bu Oyunun Ruhunun (Spirit of the Game ) bir parçasıdır. Oyunun Ruhu sporun en önemli felsefesidir.Oyuncular arasındaki iyi niyetin hep en üst düzeyde olması ve oynanan oyundan rekabetin yanı sıra keyif alınmasını öncelikli kılmaktadır.

Takımlar her turnuvada Oyunun Ruhu kupası için de yarışırlar.Ultimate Frisbee de oynadığınız her maç sonucunda karşılaştığınız takımın, kural bilgisi ve kullanımı, fauller ve vücut teması, tarafsızlık, olumlu davranış ve kendini kontrol, iletişim adı altında beş başlıkta toplanan kriterleri puanlanır ve turnuva sonucunda toplanan sonuçların ortalaması ile Spirit of the Game birincisi belirlenmiş olur.

Heyecanın, rekabetin ve fair play ruhunun bir arada olduğu bu sporda temasın olmadığından bahsetsem de  bir o kadar da çok yaralanma ile karşılaştığımızı söylemem gerekiyor. 2015 yılında yayınlanan 12 yıllık bir süreçte yapılan araştırma sonucunda 94 ultimate frisbee oyuncusunda 143 farklı yaralanma tespit edilmiştir. Maç süresi boyunca sporcuların zıplama, layout, ani hızlanma, ani yavaşlama  ve ani yön değiştirme gibi hem patlayıcı kuvvetin hemde enduransın (dayanıklılık) birlikte olduğu bir beceriye sahip olmaları gerekir. Sıçrama eğitimi almamış, anaerobik ve aerobik kapasitesini geliştirmemiş bir frisbee sporcusunun başarılı olması beklenemez. Burda da spor fizyoterapistleri devreye giriyor. Türkiye için gelişmekte olan sporlar arasında yer alan Ultimate Frisbee  fizyoterapistlerin katkılarını her zaman beklemektedir.

Türkiye’de ilk ultimate frisbee takımı 2007 yılında yabancı oyuncuların ağırlıkta olduğu bir takım olan TÜRK KASI adıyla kurulmuştur. Bir yıl içinde Türkiye adına 4 turnuvaya katılmıştır.2018 yılında ise toplam 21 frisbee (hem üniversite hem kulüp )takımına sahip bir ülkeyiz. Ama hala bir federasyonumuz bulunmuyor. Tüm bu bilgiler doğrultusunda aslında spor fizyoterapistliğinin frisbee ve buna benzer birçok anaarter dışı  spor için ne kadar elzem olduğunu anlıyoruz. Fizyoterapistin sorumluluğu içerisinde, çevresini spora teşvik etmek ve spor bilinci aşılamak da olması gerektiği düşüncesi ile yola çıkarak sizlere aslında bir  hayat tarzı sporu olan ultimate frisbee yi ve ona ilişkin yaralanmaları tanıtmaya çalıştım. Umarım ileride şu an dernek olan frisbee nin ülkemizde de federasyonu olur ve içinde benim de hayalini kurduğum bir branş olan spor fizyoterapistleri  çalışır.

Stj. Fzt. Gizem Ece DÜLDÜL